Çarşamba , Aralık 12 2018
Reklam kodunuzu buraya ekleyiniz
Home / Sağlık / Sigara içen kadınlar menopoz belirtilerini daha şiddetli yaşıyor
Sigara içen kadınlar menopoz
Sigara içen kadınlar menopoz

Sigara içen kadınlar menopoz belirtilerini daha şiddetli yaşıyor

Sigara içen kadınlar menopoz belirtilerini daha şiddetli yaşıyor Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Evliyaoğlu, “Sigara içen kadınların içmeyenlere göre birkaç yıl daha erken menopoza girdiği artık bilinmektedir” dedi. Sigara içen kadınlar menopoz belirtilerini daha şiddetli yaşıyor detaylar haberimizde…

Sigara içen kadınlar menopoz belirtilerini daha şiddetli yaşıyor

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği İdari Sorumlusu Prof. Dr. Özlem Evliyaoğlu, sigara içen kadınların içmeyenlere göre birkaç yıl daha erken menopoza girdiğinin bildirildiğini belirterek, “Hiç sigara içmeyen kadınlara göre, günde yirmiden fazla sigara içenlerde erken menopoz riski yüzde 50 artmıştır. Bu risk sigaranın direk yumurtalar üzerindeki toksik etkisine bağlıdır” dedi.

Ortalama menopoz yaşı 47…

Prof. Dr. Evliyaoğlu, menopozun yumurtalıklardaki yumurtaların tükenmesiyle östrojen hormonunun üretilememesi ve bunun sonucunda aylık adet döngüsünün ve doğurganlığın bitişi olduğunu söyledi.

“Bir kadın bir yıl boyunca adet görmezse menopoz dönemine girmiş sayılır” diyen Evliyaoğlu, Türkiye’de ortalama menopoz yaşının 47 olduğunu, 45 yaşından önce adetlerin kesilmesi durumu varsa erken menopozdan bahsedilebildiğini aktardı.

“Dönemin ilk belirtileri adet düzensizlikleridir”

Evliyaoğlu, kadınların yüzde 5-10’unun erken menopoza girdiğini, genellikle adetlerin kesilmesinin birden olmadığını, bu süreçte bir geçiş dönemi yaşandığını ifade ederek, şu bilgileri verdi: “Bu dönemin ilk belirtileri de adet düzensizlikleridir. Bu düzensizlikler sık adet görme şeklinde veya gecikmeli adet görme şeklinde olabilir. Erken menopozun bilinen nedenleri arasında yumurtalıkların ameliyatla alınması, kemoterapi ve radyoterapi tedavileri, genetik bozukluklar; romatoid artrit gibi otoimmün hastalıklar ve sigaradır. Sigara içen kadınların içmeyenlere göre birkaç yıl daha erken menopoza girdiği bildirilmiştir.

Hiç sigara içmeyen kadınlara göre, günde 20’den fazla sigara içenlerde erken menopoz riski yüzde 50 artmıştır. Bu risk sigaranın direkt yumurtalar üzerindeki toksik etkisine bağlıdır. Bir diğer önemli nokta da yapılan araştırmalarda 30’lu yaşlarda sigarayı bırakan kadınların 40’lı yaşlarda sigarayı bırakanlara göre erken menopoz riskinin çok daha düşük olduğunun bildirilmesidir. Bu durum da sigarayı üreme çağının başlarında bırakmanın avantajını ortaya koyması açısından önemlidir.”

“Sigara içen kadınlar menopoz belirtilerini daha şiddetli yaşıyor”

Prof. Dr. Evliyaoğlu, sigara içen kadınlarda menopoz belirtilerinin de daha şiddetli görülebildiğine dikkati çekerek, bu belirtilerin östrojen hormonunun üretilememesine bağlı ateş basmaları, gece terlemeleri, ruhsal durum değişiklikleri gibi olabileceğini aktardı.

“Sağlıklı bir menopoz dönemi için…”

Evliyaoğlu, “Bu şikayetler kadının sadece yaşam kalitesini düşürürken, erken menopozda esas sağlık sorunları kalp damar hastalıkları ve kemik miktarının azalması olarak karşımıza çıkan osteoporoz riskidir” diyerek, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu süreci sağlıklı şekilde atlatabilmenin yolu, tıbbi yardım ve danışmanlık almaktan geçer. Sağlıklı bir menopoz dönemi için dengeli beslenme, daha fazla egzersiz, kalsiyum ve D vitamini takviyeleri, sigarasız bir yaşam, kan şekeri, kan basıncı ve kolesterol düzeylerinin kontrolü, düzenli jinekolojik muayeneler, meme ve kemik sağlığı açısından kontroller çok önemlidir. Bu kontroller sırasında gerektiğinde hormonal veya hormon içermeyen tedavilere başlanabilir. Tedavi seçiminde hastaya özgü davranıp tedavi kişiselleştirilmelidir. Özellikle hormon tedavisi erken menopozda uzun dönem sağlık sorunlarının azaltılmasında önem kazanmaktadır.

Bu önerilere dikkat!

Hormon tedavisi hasta doğal menopoz yaşına gelene kadar önerilir. Günümüzde özellikle ortalama yaşam süresinin uzadığı düşünülürse bir kadın yaşamının neredeyse yarısından fazlasını bu dönemde geçireceğinden ve özellikle de kronik hastalıklar açısından risk altındayken her yıl yapılacak düzenli kontroller ayrı bir önem kazanır. Yaşam kalitesini artıracak öneriler ve risk değerlendirmeleri bu kontrollerle sağlanır. Tarama testleri erken tanı ve tedaviye imkan sağlar. Kadınlar bu dönemi kadın hastalıkları ve doğum uzmanına düzenli aralıklarla giderek, danışmanlık alarak, gerektiğinde yaşam tarzı değişiklikleri uygulayarak daha konforlu ve sağlıklı geçirebilirler.”

Benzer haberler

Yaşam süremizi 100 yaşına

Yaşam süremizi 100 yaşına kadar uzatmak kendi elimizde

Yaşam süremizi 100 yaşına kadar uzatmak kendi elimizde Uzun yaşamanın sırrı her ne kadar genetik …