Raporlar

Vatan Partisi Milli Eğitim Şurası’na Heyetiyle Katılacak

Vatan Partisi Milli Eğitim Şurası’na Heyetiyle Katılacak … Vatan Partisi MYK üyeleri; Şule Perinçek ve Sefa Koçoğlu 23 Kasım 2021 Salı günü, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Prof. Dr. Cihad Demirli’ye ziyarette bulunmuştu… detaylar haberimizde…

Vatan Partisi Milli Eğitim Şurası’na Heyetiyle Katılacak

Vatan Partisi Merkez Yürütme Kurulu üyesi, Kamu Bürosu Başkanı Sefa Koçoğlu ve Vatan Partisi Merkez Yürütme Kurulu üyesi, USMER (Ulusal Strateji Merkezi) Başkanı Şule Perinçek, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 20. Milli Eğitim Şurası’nın Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki açılış törenine katılacaktır

USMER Başkanı Şule Perinçek ayrıca şuranın ikinci günü ‘Temel Eğitimde Fırsat Eşitliği’ konusunda ‘Özel İhtisas Komisyonu’ çalışmalarına da katılacaktır.

Vatan Partisi MYK üyeleri; Şule Perinçek ve Sefa Koçoğlu 23 Kasım 2021 Salı günü, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Prof. Dr. Cihad Demirli’ye ziyarette bulunmuş ve Vatan Partisi’nin Milli Eğitim ile ilgili görüş ve önerilerini yazılı olarak iletmişti.

21 sayfalık öneri metninin tamamını ekteki dosyada dikkatinize sunuyoruz.

KAMU ÇALIŞANLARI MERKEZ BÜRO BAŞKANLIĞI
ÇALIŞAN VE ÜRETEN TÜRKİYE İÇİN EĞİTİM PLANLAMASI
Kasım 2021
T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI,
1-3 ARALIK 2021, 20. MİLLİ EĞİTİM ŞURASI’NA GÖRÜŞ VE ÖNERİLER

ÇALIŞAN VE ÜRETEN TÜRKİYE İÇİN EĞİTİM

1. DURUM VE STRATEJİK BAKIŞ

24 Ocak 1980 kararlarıyla uygulamaya konulan, ihracatı önceleyerek ülkeyi ithalata mahkûm eden ekonomik programın sonuna gelindi. Üreticiyi “kambur” ilan eden sistem sürdürülemez hale gelmiştir. Türkiye, Üretim Devriminin eşiğindedir. Sistem içindeki arayışlar geçersizdir. Türkiye, bugünkü darboğazdan köklü çözümlerle çıkacaktır.

Millî Eğitim Bakanlığımız, 20. Millî Eğitim Şûrası’nı, 1-3 Aralık 2021 günlerinde bu koşullarda topluyor. Şûra’nın gündemi, üreten Türkiye’nin iş gücünü yetiştirecek Millî Eğitimin temel hedef ve ilkelerinin belirlenmesi ve planlanması olmalıdır.

Üreten Türkiye’nin işgücü, insancıl, milliyetçi, kamucu, çalışkan, fedakâr ve paylaşmacı olacaktır.

Üreten Türkiye’nin insanı, basit bir üretim aracı değil, fakat kendisini milletinin geleceğine adayan manevî değerlerle donanmış kamu görevlisidir.

Eğitimde fırsat eşitliği, Anadolu ve Trakya’mızın yeteneklerini seferber ederek Üretim Devriminin insan kaynağını yaratmak içindir. Üreten insan, bir alet değil fakat üretim araçlarını kullanmada tasarım yapan, yenilik üreten, ufuk açan bir kâşif olmalıdır.

Oysa sistem, öğrencileri sanatsal, sportif, meslekî becerilerden ve eğitimlerden koparmakta, insan kaynaklarımızı millî amaçlar için birleştirmek yerine bireysel yarışa zorlamaktadır. Bu sistem, Batının bireyciliğini ve bencilliğini dayatan sistemidir. Fırsat eşitliği ile kastedilen, insanımızın toprağın altındaki yeteneklerini ortaya çıkarmak değil, fakat bireyciliği ve bireysel çözümleri kışkırtmaktır. Sistem, öğrencilerin bilimsel, sanatsal, sportif, meslekî becerilerini geliştirip onları hayata hazırlamak yerine, seçici merkezî sınavlara hazırlıyor, öğrencileri ve ailelerini özel okullara, dershanelere yönlendiriyor, en kötüsü eğitimi özelleştirerek özel çıkara teslim ediyor. Dahası sistem, hem devlet okullarını hem de öğrencileri birbiriyle yarıştırmaktadır. Dolayısıyla eğitim kurumları, Millî Eğitim Temel Kanunu’nda tanımlanan aslî amaçlarına hizmet etmekten uzaklaştırılmıştır. Özetle Millî Eğitim, millî olmaktan ve dolayısıyla kamusal ve halkçı olmaktan uzaklaştırılmıştır.

Üreten Türkiye’nin ihtiyacı, en önemlisi milletine ve vatanına bağlı, bireyci değil toplumcu, özelci değil kamucu, yarışmacı değil dayanışmacı, boşverici değil sorumlu, çıkarcı değil paylaşmacı, kaytarmacı değil çalışkan üreticidir. Bu amaçla öğrencilerin ilgi ve yeteneklerini açığa çıkarıp becerilerinden, yaratıcılıklarından en üst düzeyde yararlanmak, iş ve meslek sahibi olmalarını sağlamak, sanatsal, sportif, meslekî becerilerini geliştirmek önümüzdeki görevdir.
Millî Eğitim Şûramız önüne hedef olarak temel eğitimi bütün öğrenciler için güvence altına almayı, merkezî sınavları ortadan kaldırarak öğrencileri ilgi ve yetenekleri doğrultusunda yönlendirmeyi, meslekî ve teknik eğitimi Üreten Türkiye’nin ihtiyaçları doğrultusunda yapılandırmayı ve planlamayı koymalı ve temel amaç olarak belirlemelidir. Bu doğrultuda Şûra’ya katkı olarak görüş ve önerilerimizi sıralıyoruz.

2. MİLLİ EĞİTİM İÇİN TEMEL İLKELER

2.1. Parasız Eğitim ve Spor
Anaokulundan üniversite sonuna kadar parasız eğitim, kültür ve spor hizmeti sağlanmalıdır. Eğitimde öğrencilerden ve ailelerinden katkı payı, yardım ve benzeri adlarla para alınamaz. Ailesinden uzakta öğrenim gören, kimsesiz veya yardıma muhtaç öğrencilerin beslenme, giyim, uygarca eğlenme ve kültür ihtiyaçlarını devlet karşılamalıdır.

2.2. Türkçenin Kurtarılması ve Geliştirilmesi
Cumhuriyet Hükümeti, “Türkiye’yi kurtarmak için Türkçeyi kurtarma” bilinciyle, bütün yurttaşlarımızın dilimizi iyi bilmesini sağlayacak uzun süreli bir seferberlik yürütmelidir. Anaokulundan üniversite sonuna kadar eğitim ve öğretim dili Türkçe olacaktır. Yabancı diller, yetkin ölçülerde öğretilmelidir.

Cumhuriyet Hükümeti, kamu yönetiminde, eğitimde, yayın alanında, ticarette, sanayide, kültürde, sanat, eğlence ve sporda yabancı dillerin Türkçeyi bozan etkilerini önlemek, Türkçemizin bir uygarlık ve bilim dili olarak gelişme olanaklarını değerlendirmek amacıyla “Türkçeyi Geliştirme Yasası”nı çıkarmalı ve uygulamalıdır. Başta TRT Kanunu olmak üzere görsel, yazılı ve sözlü basınla ilgili yasalar, bu amaca uygun olarak yeniden düzenlenmelidir. Türkiye’de kurulan bütün şirketlerin, basın kuruluşlarının, derneklerin ve diğer kurumların yabancı dillerden isim, unvan, marka vb. kullanmaları önlenmelidir.
Türkçenin ve Türk kültürünün öğretilmesi ve yaygınlaştırılması için, yurtta, Türk Devletlerinde ve dünyanın önemli kentlerinde “Kaşgarlı Mahmud Enstitüleri” kurulmalıdır.

2.3. Cumhuriyet Eğitiminin Birliği ve Felsefesi
Cumhuriyet Hükümeti, Cumhuriyet’in devrimci felsefesi kılavuzluğunda, bağımsız, toplumcu, demokratik, laik, bilimsel ve halkçı ekonominin ihtiyaçlarına cevap veren, tek bir eğitim sistemi uygulamalıdır. Bu bağlamda emperyalist çıkar sistemine eleman yetiştiren bugünkü eğitim sistemi temelden değiştirilmelidir. Türkçemizi iyi bilen, vatansever, halka hizmet aşkıyla dolu, devrimci, özgür düşünceli, yaratıcı, başı dik, haksızlığa direnen, cesur, barışçı, dayanışmacı, emeğe saygılı, kamu mülkiyetine özen gösteren, paylaşmacı, insanlığa kardeşlikle bağlı, yetenekli, bilgili, sorumlu, “Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür” kuşaklar yetiştirilmelidir. İşitsel(müzik), görsel (resim) ve dramatik(tiyatro) sanatlar, kültür ve sanat derslerine ve faaliyetine önem verilmelidir. Köy Enstitüleri deneyimi, çağdaş eğitimin ve öğretimin ihtiyaçlarına uygun olarak değerlendirilmelidir.

Cumhuriyet Hükümeti, öğrenciyi ve öğretmeni, eğitimin merkezine yerleştirmelidir.

2.4. Özel Kesime ve Tarikatlara Ait Eğitim Kurumlarının Kamulaştırılması
Özel sektöre ve tarikatlara ait okullar ve yurtlar ile bütün özel okullar, özel üniversiteler ve özel eğitim kurumları kamulaştırılmalı, Cumhuriyet eğitiminin halka hizmet eden kurumları hâline getirilmeli, Eğitimin Birliği (Tevhidi Tedrisat) sağlanmalıdır.

2.5. Üniversiteye Giriş Orta Öğretime Dayandırılmalı
Ülkemizin yetişmiş insan gücü en önemli kamu değerlerimizdendir. İlk ve orta öğretim güçlendirilerek, bu eğitim kurumlarında yetişen gençlerimizin, hayatın her alanında yol gösterici ve nitelikli bilgi ve becerilerle donanmaları sağlanmalıdır. Giriş sistemi, ortaöğretime dayandırılmalı ve fırsat eşitliği gerçekleştirilmelidir. Ortaöğretimin amacını, üniversite giriş sınavını kazanma becerilerinin verilmesine indirgeyen eğitim karşıtı anlayış ve uygulamaya son verilmelidir. Yetişmiş insan gücümüzün dağılımı, Üniversite Giriş Sınavı’nın bozucu ve yıpratıcı etkilerinden kurtarılmalıdır. Giriş sınavları ve diğer araçlar, eğitim planının uygulanmasına hizmet eden yönlendirici unsurlar olarak işlev görmelidir. Üniversiteye giriş sınavı adım adım kaldırılmalıdır. Gençlerimizin ilgi ve yetenekleri ile seçtikleri meslekler arasında uyum sağlanmalıdır.

2.6. Üretim Ekonomisi ve Kültürel Kalkınma için Meslek Okulları
Millî plana göre, ekonomik, toplumsal ve kültürel kalkınmanın ihtiyaçlarına cevap veren meslek eğitimi geliştirilmelidir.

2.7. Üniversitelerde Bilimsel Nitelik ve Kamuya Hizmet
Üniversitelerimiz, bilimsel araştırma ve bilim eğitimi yanında, halka sundukları hizmetlerle, milletin geleceğinin kurulmasına katkıda bulunan Cumhuriyet kurumları olarak yeniden düzenlenmelidir. Üniversiteler, çalışmalarını, bilimden ve bilimin evrensel ölçütlerinden ödün vermeksizin, oluşturulacak millî bilim gündemleri doğrultusunda yürütmelidirler. Özel olarak bilim gücümüzün, genel olarak insan gücümüzün yetiştirilmesi planlanmalı ve üniversitelerimiz bu planların uygulanmasında temel unsur işlevi görmelidir. Öncelikle seçilmiş bazı alanlardan başlanarak, üniversitelerimizin dünyada bilimin öncüleri arasında yer alması sağlanmalıdır. Üniversite içindeki atama ve yükseltme kuralları, bu ölçütlere göre yeniden düzenlenmelidir.

Üniversitelerimizde, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın 10 Kasım 2021 günü yaptığı konuşmada vurguladığı “Atatürk’ün hayatıyla çizdiği yol haritası”na uygun olarak, idarî, malî özerklik ve bilimsel özgürlük hayata geçirilmeli ve iç işleyiş demokratik bir yapıya kavuşturulmalıdır.

2.8. Bilim İnsanına Özgürlük ve Araştırmaya Özendirme
Millî ve özgürlükçü siyasetler sayesinde bilim alanında yeteneklerin ortaya çıkması sağlanmalı; gençler eğitim ve öğretimlerinin ilk yıllarından başlayarak bilimsel buluş ve araştırmaya yönlendirilmelidir. Bilimsel çalışmanın özgürleştirilmesi ve araştırmanın özendirilmesiyle yurtdışına beyin göçü durdurulmalı ve dışardan yurdumuza beyin göçünün koşulları yaratılmalıdır.

2.9. Türk Dilini ve Tarihini Araştırmak için Atılım ve Yeterli Kaynak
Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu yeniden özerk yapıya kavuşturulmalı ve bu kurumlara yeterli kaynak ayrılmalıdır. Türk tarihi ve dilini araştırmak için binlerce bilim insanı yetiştirilmeli ve seferber edilmelidir. Bu amaçla yeni kurulan Türk Devletleri Teşkilatı ile ortak çalışmalar geliştirilmelidir.

2.10. Eğitim ve Aydınlanma Seferberliği
ABD güdümlü FETÖ örgütlenmesinin ve bölücülüğün iç çatışma olanaklarını ortadan kaldırmak, millî birliği sağlamlaştırmak, çağdaş bir ekonominin insan gücünü yaratmak ve yurttaşlarımızın yeteneklerini geliştirmek amacıyla bütün toplumu kucaklayan bir Eğitim ve Aydınlanma Seferberliği ve sürekli eğitim yürütülmelidir. Bu seferberliğin kurum ve araçları oluşturulmalıdır. Radyo ve Televizyon Yasası ile Basın Yasası, bu amaca uygun olarak yeniden düzenlenmelidir. Halk kütüphaneleri, müzeler ve kültür sarayları yaygınlaştırılmalı ve geliştirilmelidir. Her yaşta halkı eğitecek ve sanat çalışmasına katacak kurumlar, günümüz koşullarına göre köy ve mahallelere kadar yeniden örgütlenmelidir.

3. TEMEL EĞİTİMLE İLGİLİ ÖNERİLER

3.1.Eğitimde Emperyalist Denetime Son! Fulbright Anlaşması Feshedilmeli
Bugün Türkiye, emperyalist Batı sisteminin zincirlerini kırıyor. Devletimiz, Ordumuzu, Polisimizi ve Milletimizi seferber ederek, ABD’nin üzerimize sürdüğü FETÖ ve PKK gibi terör örgütlerini devletin ve toplumun içinden temizliyor. Türkiye, sınır ötesinde ve Mavi Vatanındaki harekâtlarla güvenliğini sağlıyor ve geleceğin ufkunu açıyor.

Gelinen aşamada eğitim strateji ve siyasetlerinde de Batı emperyalizminin denetiminden kurtulmak ve bağımsızlık kaçınılmazdır. Türkiye 1945’lerde Atlantik sistemine girmesiyle millî eğitim politikalarından adım adım uzaklaştı. 1949 yılında ABD ile Fulbright Anlaşması “eğitim ve kültürel değişim yoluyla ortak bir anlayış geliştirmek için” imzalanmıştı. Anlaşma gereği oluşturulan Komisyonda ABD’li uzmanlar bulunmakta, ABD Büyükelçisi doğal üye kabul edilmekte, ABD Dışişleri Bakanı’na veto yetkisi verilmektedir. Bu komisyonun belirleyeceği eğitim millî olamaz! Millî Eğitim Şûramız, tarihî bir sorumlulukla Fulbright Anlaşması’nın feshedilmesini Hükümetimizden talep etmek için karar almalı, yalnız güvenlikte değil, eğitim cephesinde de millî tavır benimsenmelidir.

3.2.Temel Eğitim Kurumları Kamulaştırılmalı, Temel Eğitim Güvence Altına Alınmalı
Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), Anayasa’nın 42. maddesiyle güvence altına alınmış olan eğitim hakkını hayata geçirmelidir. Eğitim, kamunun en önde gelen görevlerinden kabul edilmeli, temel eğitimde özel okullara yer verilmemeli, özel okullara verilen teşvikler ve arsa tahsisleri kaldırılmalı, ortaöğretimde kamu okullarının standartları özel okulların standartlarının altında olmamalıdır. Zorunlu örgün eğitim anaokulu ile birlikte 13 yıl kesintisiz olarak sürdürülmeli; yöneltme ilkesi temel eğitimden ortaöğretime geçişte uygulanmalı, bu nedenle temel eğitimde İmam Hatip Ortaokulu’na yer verilmemelidir.

3.3. Taşımalı Eğitime Son, Köy Okulları Yeniden Açılmalı
Batıdan dayatılan Borçlanma Ekonomisi, üreticiyi “kambur” ilan etti ve üreticiye destekleri kaldırdı, köyden kente göçler yaşandı, köyler boşaldı. Köylerdeki az sayıdaki öğrenci zor ulaşım koşulları altında farklı merkezlere taşınıyor. Türkiye önümüzdeki süreçte çiftçisini destekleyecek, üretimi planlayacak, tarım alanlarına dönüşü hızlandıracak, köy okullarına ve Yatılı İlköğretim Bölge Okullarına (YİBO) ihtiyaç ortaya çıkacaktır. Bu nedenle, taşımalı eğitime son verilmeli, köy okulları ve YİBO’lar onarılarak yeniden açılmalıdır. Böylece her öğrenci yaşadığı yerde eğitim hakkını elde etmelidir.

3.4.İkili Eğitime Son! Eğitim ve Öğretimin Tekliği Sağlanmalı
Bütün okullarımızda ikili (devreli) eğitime son verilmelidir. MEB’in kaynakları eğitim protokolleriyle israf edilmemeli, okullaşmaya ayırılmalıdır. İmam Hatip Ortaokulu ve Liseleri Türkiye’nin din görevlisi ihtiyacına göre düzenlenmeli, bu açıdan ihtiyaç fazlası olan İmam Hatip Ortaokulu ve Liseleri Üretim Devriminin ihtiyacı olan okul türüne dönüştürülmelidir.

3.5.Sanatsal, Sportif ve Uygulama Esaslı Eğitim
MEB, okul tasarımlarını ve mimarisini öğrencilerin bilimsel, sosyal, sportif, kültürel ve sanatsal yeteneklerini geliştirme amacına göre düzenlemelidir. Buna göre, her okulumuzda kapalı spor salonu, resim ve müzik odası, kütüphane, fen laboratuvarı, gösteri salonu, uygulama bahçesi, tasarım-beceri atölyesi bulunmalıdır. Yeni okullarda derslik, kütüphane, spor salonu, laboratuvar, gösteri salonu gibi birimler ayrı ayrı inşa edilmeli, bütün okullarımız bu olanaklara kavuşturulmalıdır. Seçmeli dersler öğrencilerin üretici ve yaratıcı becerilerini geliştirecekleri, ilgi ve yeteneklerini ortaya çıkaracak biçimde planlanmalıdır. Dersler bilgi aktarımı üzerine değil, uygulama esası üzerine kurgulanmalı, derslerin değerlendirmesinde uygulamalar yüzde 50 oranında etkili olmalıdır.

3.6.Temel Eğitimde Yabancı Dil Hazırlık Sınıfları Kaldırılmalı
Türkiye sömürge değildir. Emperyalizmin kültürel boyunduruğu altına giremez. Küçük yaşlardaki çocuklarımızın kendi dilini öğrenmeden yabancı dil öğretimi adı altında yabancı dil dersleri okumasının sonuçları yeterince uyarıcıdır. İlkokul 2. ve 4. sınıflarda okutulan İngilizce dersleri kaldırılmalıdır. Ortaokul 5. sınıfta uygulanan yabancı dil hazırlık sınıfı uygulaması öğrencilerin sanatsal, sportif derslerden ve etkinliklerden uzak kalmalarına yol açmaktadır. Bu nedenle 5. sınıfta hazırlık sınıfı uygulamasına son verilmelidir. Yabancı dil hazırlık sınıfı, yöneltme sonrası öğrencinin seçtiği okul, alan ve bölümün ihtiyacına göre belirlenmelidir.

3.7.Seçme Sınavları Kaldırılmalı Yöneltme İlkesi Getirilmeli
Millî Eğitim Temel Kanunu’nda yer alan yöneltme ilkesi uygulanmalıdır. Türkiye’de özellikle 24 Ocak 1980 kararlarından bu yana benimsenen ekonomik model, öğrenciyi üretimden koparak akademik eğitime sevk etmiş, öğrenci mevcut sistem içinde yer bulmak için yarıştırılmış, bu süreç sonucunda seçici merkezî sınavlar ortaya çıkmıştır. Öğrenciler sanat, spor ve meslek eğitiminden uzaklaştırılmış, eğitimin aslî amaçları kenara itilerek sınava hazırlık öğretimin odağına yerleştirilmiştir. LGS, YKS gibi sınavlar ve diplomalı işsizler bu süreçte ortaya çıkmıştır. Mevcut sistem içinde arzu edilse bile seçme sınavları kaldırılamamaktadır. Çünkü sistem üretici olmadığı için istihdam yaratamamaktadır. Türkiye, üretim ekonomisini inşa ederek öğrencilerin yeteneklerini geliştirip yöneltme ilkesini hayata geçirebilir ve merkezî sınavları kaldırabilir.

3.8.Emperyalist Merkezlerden İthal Programlar Yürürlükten Kaldırılmalı
Türkiye, Atlantik sisteminin zincirlerini kırarken, emperyalist merkezlerden dayatılan etnik ve mezhepsel ayrışmaları öngören, yobazlıkla bilimselliği özdeşleştiren, kendi kültür, birikim ve anlayışına yabancılaştıran eğitim programlarının da artık sonu gelmiştir. Bu programlar, uygulamadan kaldırılmalıdır. Türkiye, kendi millî köklerine dayanan, Cumhuriyet’in üreticiliğinden esinlenen millî eğitim programlarını hayata geçirmelidir.

3.9.Temel Eğitimde Öğrenci Andı Okutulmalı
Millî kimliği benimsetmek eğitimin temel amaçlarından biridir. Özellikle Amerikan emperyalizmine karşı vatan savaşı verdiğimiz koşullarda, millî kimliğin benimsenmesi ve pekiştirilmesi Türkiye’nin geleceğini belirleyen önemdedir. Bu nedenle okullarımızda Öğrenci Andı yeniden okutulmalıdır. Danıştay karar yetkisinin Millî Eğitim Bakanlığı’nda olduğuna hükmetmiştir. Değerler eğitimi için çeşitli dernek ve vakıflara MEB’in kaynaklarını aktarmak yerine Öğrenci Andı okutulmalıdır. Bugün en başta gelen değer, vatan ve üretimdir. Öğrenci Andı, temel eğitimde bu değerleri benimsetmenin, aşılamanın aracıdır.

4. MESLEKÎ VE TEKNİK EĞİTİME İLİŞKİN ÖNERİLER

4.1. Merkezî Planlama
Eğitimin yapısı ülkenin siyasal-toplumsal-ekonomik-kültürel yapısından ayrı düşünülemez. Eğitim, Cumhurbaşkanımızın da belirttiği üzere, millî kültürümüzü ve Üretim Ekonomisini Çağdaş Uygarlığın önüne geçme hedefine göre kurgulanmalıdır. 24 Ocak 1980’de alınan kararlarla kurulan Neoliberal sistem, üretim yapısında ağır hasarlar yarattı. Kamusal planlama terk edildi, ekonomide kamunun rolü daraltıldı. Bu modelle millî üretim ithalata bağımlı hâle geldi, borç yükü ağırlaştı. Üretim değil hizmet sektörü dengesiz olarak büyüdü. Meslekî ve teknik eğitimin serencamı da bu süreçten bağımsız ve farklı değildir. Bu nedenle Türkiye, ayakta kalabilmek için Üretim Ekonomisini kurma göreviyle yüz yüze gelmiştir. Meslekî eğitimle ilgili düzenlemeler, artık Üretim Devriminin gereğini yerine getirmelidir.
Millî Eğitim Şuramız, meslekî eğitim sorununun çözülmesi için, hükümetin Üretim Ekonomisini kurma kararı almasına yönelik talebini açıklamalıdır. Türkiye, Tasarruf Yatırım İstihdam ve Üretim Odaklı Ekonominin inşasına yönelmelidir. Buna bağlı olarak Devlet Planlama Teşkilatı etkin hâle getirilmeli, MEB, Ekonomi Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı eşgüdüm halinde çalışmalıdır. “Hangi ilde hangi sektörlere ağırlık verilecek, hangi mesleklere ne kadar ihtiyaç var?” sorularına, ilgili bakanlıklar yanıt belirlemeli ve veriler merkezde ve DPT’de toplanarak, bütünsel planlar hayata geçirilmelidir. Bu bütünsel yaklaşımın sağlanmasını öngören kararlar, Millî Eğitim Şuramızın gündemine alınmalıdır.

4.2. Meslekî ve Teknik Eğitim Teknik Lise ve Meslekî Eğitim Merkezi Olarak Yapılandırılmalı
Meslekî ve Teknik Anadolu Liseleri hâlen Anadolu Teknik Programı (ATP) ve Anadolu Meslek Programı (AMP) olarak ikiye ayrılmıştır. Bunun yanında Meslekî Eğitim Merkezleri (MEM) de bulunmaktadır. Millî Eğitim Bakanımız Sayın Mahmut Özer’in verilerine göre Meslekî Eğitim Merkezleri iş yeri odaklı olduğu için istihdam oranları yüzde 88’lerdedir. Meslekî Eğitim Merkezlerinin örgün ve zorunlu eğitim kapsamına alınması, diploma vermesi ve alan istihdamında başarılı bir model olması nedeniyle ekonominin ihtiyaç duyduğu işgücünü yetiştirmede merkeze alınmalı, Anadolu Meslek Programı (AMP) ve Meslekî Eğitim Merkezleri (MEM) birleştirilmelidir. Anadolu Meslek Programı‘ndan Meslekî Eğitim Merkezlerine öğrenci akışları bu iki kurumun birleştirilmesi gereğini gündeme getirmektedir. Bakanlığın sınavlı Anadolu Meslek Programı, sınavsız Anadolu Meslek Programı ve Meslekî Eğitim Merkezi gibi esas olarak nitelikli işgücü yetiştirme amacına yönelik farklı kurumlar yaratmak yerine, Meslekî Eğitim Merkezi adı altında ihtiyaca göre program kurgulaması daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Bakanlığın sınavla öğrenci alan Anadolu Meslek Programları, anlayış olarak Meslekî Eğitim Merkezlerine benzemektedir. Bu nedenle sınavlı Anadolu Meslek Programı modeli ile MEM’ler sentezlenmeli, bütün Anadolu Meslek Programları bu şekilde yapılandırılmalıdır. Meslekî Eğitim Merkezi adı altında işyeri odaklı olarak yapılandırılacak modelin esas amacı nitelikli ara eleman yetiştirmek olmalıdır.

4.3. Teknik Liselere Tekniker Unvanı Verilmeli, Meslek Yüksek Okulları Kapatılmalı
Bu okullardan mezun olacak öğrenciler yükseköğretime yerleşmek istemeleri hâlinde not ortalamaları 85 ve üzerinde olmak şartıyla Anadolu Teknik Programı (ATP) fark derslerini vererek, ATP öğrencilerinin yerleştiği bölümlere yerleşebilirler. Ayrıca 85 not ortalamasını sağlayarak ATP fark derslerini verip “tekniker” unvanını almaya hak kazanabilirler. Böylece üniversite bünyesindeki tekniker unvanı veren ön lisans eğitim kurumları olan Meslek Yüksek Okulları kapatılabilir, yerleşke dışındaki binaları Millî Eğitim Bakanlığı’na devredilerek okullaşma ihtiyacı çerçevesinde değerlendirilebilir, meslekî eğitimle ilgili donatıları meslek liselerine taşınabilir.

MEB, ortaokulda “Genel Meslek ve El Becerisi” dersine seçmeli olarak yer vermeli, Meslekî Eğitim Merkezlerine ve Anadolu Teknik Liselerine seçilecek öğrencilere bu dersi alma şartı getirilmelidir. Meslekî Eğitim Merkezlerine seçilecek öğrencilerden, meslekî eğitimin gerektirdiği sağlık koşullarına uygunluk raporu istenmelidir.

4.4. Meslekî Eğitim Merkezleri Köy Enstitüleri Deneyiminden Yararlanarak Düzenlenmeli
Meslekî Eğitim Merkezleri dinamik olarak tasarlanmalıdır. Mesleğin özelliğine göre; teorik eğitim iki dönem, üç dönem, dört dönem şeklinde dinamik ve değişken olarak ihtiyaca göre planlanmalıdır. İSG eğitimi yanında, iş hukuku ve kooperatifçilik gibi dersler mutlaka eğitim programlarında yer almalıdır. Her okulda Köy Enstitüleri’nin disiplini ve kültürü model alınarak sabah sporu yapılmalı, her öğrenci mutlaka bir spor dalı ile ilgilenmelidir. Bunun yanında her öğrencinin sanatsal beceri ve zevkleri geliştirilmeli, her öğrenci 8-15. Yüzyıllarda dünya uygarlığına öncülük eden Türk-İslam Medeniyetinin birikimiyle ve dünya klasikleriyle tanıştırılmalıdır.

4.5. Teknoloji Fakülteleri Kapatılmalı, Meslekî ve Teknik Eğitim Enstitüsü Kurulmalı
YÖK kararıyla 2009 yılında meslekî ve teknik eğitim okullarına öğretmen yetiştiren Teknik Eğitim Fakülteleri Teknoloji Fakültelerine dönüştürüldü. Teknoloji Fakülteleri mühendis yetiştiren okullar olarak tanımlanmıştır ve var olan Mühendislik Fakültelerinden farkı yoktur. YÖK’ün bu değişikliği ile meslekî ve teknik liselere öğretmen yetiştiren ortadan kalkmıştır. Bu nedenle meslekî ve teknik eğitime öğretmen yetiştirmede yeni bir modele ihtiyaç vardır. Mühendislik Fakültelerinden mezun olup ilgili sektörde en az 3 yıl deneyim kazanan mühendisler, kurulacak Meslekî ve Teknik Eğitim Enstitüsü bünyesinde açılacak yüksek lisans (tezli) programlarına başvurup, ilgili programı tamamladıktan sonra meslekî ve teknik eğitimde öğretmen olarak çalışabilmelidir. Günümüzde meslekî ve teknik eğitim adım adım iş yerine kaymaktadır. İlgili iş yerlerinde hâlen mühendis olarak çalışanlar, Meslekî ve Teknik Eğitim Enstitüsü yüksek lisans programını bitirerek aynı iş yerinde öğretmenlik yapma hakkı da kazanacaklardır. Böylece teknik bilgi, iş yerinde deneyim aktarımı ve pedagoji, iş içinde birleşecektir.

4.6. Okulların ve Diğer Kamu Kurumlarının Tamir-Bakım İşleri Beceri Eğitimi Kapsamında Teknik Lise ve Meslekî Eğitim Merkezleri Tarafından Yapılmalı

Meslekî Eğitim Merkezi öğrencileri, ilk staj/uygulamalarını kamu kurumlarının ve okulların onarımında ve ihtiyaç malzemelerinin üretiminde yapmalıdır. Bu bağlamda köy okulları başta olmak üzere temel eğitim kurumlarının mobilya/dekorasyon üretimi, elektrik/elektronik vb. işleri Meslekî Eğitim Merkezlerince karşılanmalıdır. Meslekî Eğitim Merkezleri mezun olan bireylere istihdam güvencesi sunmalıdır. Meslekî Eğitim Merkezleri üretimin olduğu yerlerde kurulacağından yatılı/pansiyonlu okullar olarak yapılandırılmalı, farklı il ve ilçelerden gelebilecek öğrencilerin ihtiyaçlarına cevap verecek nitelikte olmalıdır.

4.7. KİT’ler, Çırak Okulları ve Özel İşbirliği
KİT’lerin yüzde yüz istihdam ve çalışma hayatı boyunca iş güvenceli çırak okulları deneyiminden yararlanarak özel girişimle uygulamalı iş yeri eğitimi ve iş güvencesini içeren protokollerin yapılması öngörülmelidir.

4.8. Çalışma Hukukunda Alan Dışı İstihdamı Engelleyen Düzenlemeler Getirilmeli
Çalışma Bakanlığınca kesin hükümler getirilerek alan dışı istihdam yasaklanmalıdır. İlgili alanda eğitim görmüş kişi aynı zamanda o alanla ilgili İSG eğitimi almış olacaktır. Alan dışı istihdam, İSG tedbirlerine aykırılık oluşturur.

4.9. Meslekî ve Teknik Eğitimde Yabancı Dil, Sektörün İhtiyacına Göre Planlanmalı
Meslekî eğitimde, mesleğe göre meslekî yabancı dil ve dil düzeyi belirlenmelidir. Bakanlığın sınavlı AMP’lerde öngördüğü meslekî yabancı dil İngilizcenin yanında sektörle bağlantılı ikinci bir yabancı dil olmalıdır. Türkiye’nin en çok ticaret yaptığı ülkeler göz önünde bulundurularak Rusça, Çince, Almanca vb. diller sektörün ihtiyaçlarına göre öğretilmelidir. Üniversitelerde bu dillerle ilgili bölümler açılmalıdır.

4.10. Teknik Lise Statüsündeki Okullardan Mezun Olan Öğrencilere İlgili Mühendislik Bölümlerinde Kontenjan Ayırılmalı
Anadolu Teknik Liselerine yerleşecek öğrencilerin temel eğitim ağırlıklı not ortalaması 85 ve üzerinde olmalı, fen bilimleri ve matematik derslerinin ağırlıklı ortalamaları da ayrı ayrı en az 85 olmalıdır. Anadolu Teknik Liseleri öğrenci kabul ederken bu şartların yanında kendi özel sözlü/yazılı/uygulamalı sınavlarını yapabilirler. Anadolu Teknik Liselerinde meslekî eğitimin yanında genel/akademik beceri eğitimi verileceğinden kendi bölümleriyle ilgili mühendislik dalıyla sınırlı olmak üzere yükseköğretim imkânı sunulmalı, ilgili mühendislik bölümlerinde Teknik Lise çıkışlılara belli oranda kontenjan ayırılmalıdır. Buna ek olarak, Teknik Lise mezunlarına üniversiteye yerleştirmede okul başarılarına göre meslekî ek puan verilmelidir. Anadolu Teknik Liselerinden mezun olan öğrencilere “tekniker” unvanı verilmelidir. Meslekî ve teknik eğitimin öğretmen ihtiyacı da mühendislik fakültelerinden karşılanmalıdır. Uygulamanın yanında genel/akademik becerilere ağırlık verecek olan teknik liselerin meslekî eğitim içindeki payı ülkenin ihtiyaçlarına göre belirlenmelidir. Türkiye’nin bugün ihtiyacı emek-yoğun alanlarda üretim faaliyetlerine ağırlık vermek ve istihdam yaratmaktır. Öyleyse bugünün ihtiyaçları doğrultusunda meslekî eğitimde ağırlık Meslekî Eğitim Merkezleri’nde olmalıdır. Türkiye işsizliğe son verdiği ve ileri teknoloji yatırımlarına ağırlık verdiği oranda genel/akademik becerilere ağırlık veren teknik liselerin payı meslekî ve teknik eğitimde ağırlık kazanacaktır.

4.11. Bilişim Teknolojileri Liseleri İhtiyaca Göre Bölgesel ve Bağımsız Olarak Açılmalı
Teknolojinin hızla gelişmesi nedeniyle bazı meslekler ortadan kalkmakta, yeni meslekler ortaya çıkmaktadır. MEB meslekî eğitimi buna uygun dinamik olarak programlamalıdır. Sektörel ihtiyaçlar ve nüfus yoğunluğu dikkate alınarak MTAL’deki Bilişim Teknolojileri Bölümleri kapatılarak, Teknik Lise statüsünde açılacak olan müstakil Bilişim Teknolojileri Liselerinde toplanmalıdır. Bilişim Teknolojileri Liselerinde eğitimciler oluşturulacak alt alanlara ilgi, birikim, uzmanlık ve isteklerine göre görevlendirilmelidir. Öğretmenlerimize hizmet içi eğitimlerle, eksik ve yetersiz kalınan durumlarda destek olunmalı ve çağın gerektirdiği yeni bilgi ve beceriler kazandırılmalıdır.

Kurulacak Bilişim Teknolojileri Liselerinde dallar aşağıdaki şekilde belirlenmelidir:
1- Yazılım
a- Web Programlama
b- Mobil Programlama
c- Sanal ve Artırılmış Gerçeklik

2- Siber Güvenlik
a- Ağ işletmenliği
b- Sosyal Medya
c- Veri güvenliği

3- Yapay Zekâ
a- Makine Öğrenimi
b- Robotik Kodlama
c- Veri Madenciliği

İstekleri dâhilinde elektronik cihazların (telefon, tablet, bilgisayar vd.) tamir, bakım ve onarımı için teknik servis sertifika programı da bütün dallardaki öğrenciler için sağlanmalıdır. Bilişim Teknolojileri Lisesinden mezun olacak öğrenciler, devlet politikasıyla kamu kurumlarında ve bakanlık adına yapılan protokollerle özel şirketlerde istihdam edilmelidir.

Meslekî Yeterlilik Belgesi Sertifika Kursları meslekî ve teknik eğitim kurumları bünyesinde açılmalıdır.

Meslekî Eğitim Merkezleri ve Teknik Liseler dışarıdan ithal edilen teknolojik ürünlerin tamir ve bakım merkezi olarak da tasarlanmalı, kamu kuruluşlarının teknolojik araçlarının bakım ve onarımında iş üstlenmeleri sağlanmalıdır.

4.12. Sağlık Yüksekokullarına Giriş, Sağlık Meslek Liselerine Dayandırılmalı
Sağlık Meslek Liseleri, Sağlık Bakanlığına bağlı iken 2005 yılında Millî Eğitim Bakanlığı’na devredilmiştir. Sağlık Meslek Liseleri, MEB’e bağlı olmak kaydıyla Sağlık Bakanlığı’nın ihtiyaçları doğrultusunda ve Sağlık Bakanlığı ile iş birliği hâlinde açılmalıdır. Sağlık Meslek Liseleri teknik lise statüsünde yapılandırılmalı, girişte öğrencilere tam teşekküllü sağlık raporu şartı getirilmelidir. Bunun yanında ağırlıklı not ortalaması 70 ve üstündeki öğrenciler Sağlık Meslek Liselerine başvurabilmelidir. Sağlık Meslek Liseleri not ortalaması 70 ve üzerinde olup tam teşekküllü sağlık raporu alan öğrencilerden yazılı/sözlü/uygulamalı değerlendirme ile öğrenci seçmelidir. Sağlık Meslek Liseleri pansiyonlu/yatılı okullar olarak açılmalı, aile hekimliği ve hastanelerde mesleğin gerektirdiği staj imkânı sağlanmalıdır. Sağlık Yüksekokuluna giriş, Sağlık Meslek Liselerine dayandırılmalı, Sağlık Meslek Lisesi mezunu olmayanların Sağlık Yüksekokullarına girebilmelerinin önüne geçilmelidir. Özel Sağlık Liseleri kapatılmalıdır. Sağlık Meslek Lisesini bitirip Sağlık Yüksekokulundan mezun olup “hemşire” olarak atananalar -MEB’den pedagojik formasyon eğitimi alarak- Sağlık Meslek Liselerinde ek ders karşılığı öğretmen olarak görevlendirilebilirler.

4.13. Tarım/Ziraat Meslek Liseleri Devlet Üretme Çiftliklerinde Tarım ve Orman Bakanlığı ile Eşgüdümlü Açılmalı
Tarım/Ziraat Liseleri MEB’e bağlı olmak kaydıyla Tarım ve Orman Bakanlığıyla eşgüdüm hâlinde açılmalıdır. Tarım/Ziraat Liselerinin nerelerde kurulacağına ve hangi bölümleri içereceğine merkezî ekonomik planlar ışığında Tarım ve Orman Bakanlığı karar vermelidir. Tarım/Ziraat Liselerinin ATP programlarına not ortalaması 70 ve üzerindeki öğrenciler okulların yapacağı yazılı/sözlü/uygulamalı sınavlarla seçilebilirler. Bu öğrenciler üniversitelerin Gıda ve Ziraat Mühendisliklerine ve Veterinerlik Fakültelerine devam edebilirler. İlgili bölümlere girişte yüzde 50 kontenjan sağlanıp meslekî ek puan verilmelidir. Meslekî Eğitim Merkezi programlarında eğitim alan öğrencilere yörenin tarım ve hayvancılık uğraşılarına uygun programlar uygulanmalı, iyi tarım uygulamaları ve kooperatifçilik eğitimi verilmelidir. Tarım/Ziraat Liselerini bitiren öğrenciler kendi topraklarında tarımsal üretime başlamaları hâlinde tarımsal kredi ve desteklerden yararlanabilirler, kendi toprağı olmayanlara devlet hazine topraklarını kiralayabilir. Tarım/Ziraat Liselerimiz çiftçilerimizin ihtiyaç duyduğu modern teknikleri paket programlarla vermelidir. Özellikle kuraklık tehlikesinin görüldüğü günümüzde modern sulama yöntemleri okullarımızın programlarında yer almalı, devlet de buna uygun altyapı çalışmalarını gerçekleştirmelidir.

MEB Turizm Kolejleri adı altında bütün turizm okullarını 2023 yılına kadar sektörle bağlantılı olarak yapılandırmalı, sektörün ihtiyaç duyduğu yeterlilikte işgücü yetiştirilmelidir. İngilizcenin yanında Türkiye’nin dış politikasına ve ekonomik ilişkilerine uygun olarak sektörün ihtiyaç duyduğu yabancı diller öğretilmelidir ve Turizm Kolejleri ile bu uygulama başlamıştır. MEB’in sektör odaklı bu yaklaşımı doğrudur. Fakat okulların beceri eğitimleri için uygulama imkânı sağlanmalı, kamu kurumlarının öğretmenevi, polisevi gibi misafirhaneleri ile gerekli protokoller imzalanarak bu eksiklik giderilmelidir. Yeni yapılacak turizm kolejleri beceri eğitimi ihtiyacı göz önünde bulundurularak misafirhanelerin yanında veya bölgenin turizm faaliyetlerinin merkezinde kurulmalıdır.

MEB, öğretmen liselerini yeniden açmalı, sözlü ve yazılı mülakat ile ve temel eğitim diploma notuna göre öğrenci alınmalı, eğitim fakültelerine öğretmen lisesi öğrencileri girebilmelidir. Türkiye’nin Köy Enstitülerinden ve Eğitim Enstitülerinden kalan öğretmen yetiştirme geleneği ve birikimi çağdaş anlayışlar içinde değerlendirilmelidir.

Meslekî ve teknik eğitimde kız-erkek ayrımı ortadan kaldırılmalı, karma eğitim uygulanmalıdır, fakat bölümün niteliğine göre öncelikler ve kontenjanlar belirlenebilir.

Meslekî ve Teknik Liselerin isimleri bölüm ve programlarına uygun olmalıdır. Anadolu Teknik Lisesi, Sağlık Meslek Lisesi, Tarım/Ziraat Lisesi, Ticaret/Ekonomi Meslek Lisesi, Turizm ve Otel İşletmeciliği Meslek Lisesi gibi sektörle bağlantılı isimler verilmelidir. Kurum yöneticileri okulun eğitim verdiği alandan seçilmelidir.

4.14. Güzel Sanatlar Eğitimi Genel Müdürlüğü Kurulmalı, İmam Hatip Liseleri MTEGM’e Bağlanmalı, Sayı ve Kontenjanları Planlanmalı

MEB bünyesindeki Din Öğretimi Genel Müdürlüğü kapatılmalı, İmam-Hatip Liseleri İmam-Hatip Meslek Lisesi olarak Meslekî ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğüne bağlanmalı, İmam-Hatip Ortaokulları kapatılmalı, İmam-Hatip Meslek Liseleri ve kontenjanları ülkenin din görevlisi ihtiyacına göre belirlenmelidir. Ortaokulda din kültürü ve ahlâk bilgisi dersi, Kur’an-ı Kerim, Peygamberimizin Hayatı, Temel Dinî Bilgiler, Seçmeli Arapça gibi dersleri seçenler İmam-Hatip Liselerine sınavsız olarak, bu derslerin ortalamaları ve genel ağırlıklı ortalamalarına göre yerleştirilebilir. İmam-Hatip Liselerinden mezun olan öğrenciler İlahiyat Fakültelerine, Edebiyat Fakültelerinin Arap Dili ve Edebiyatı bölümlerine yerleşebilir, Din kültürü ve Ahlâk Bilgisi öğretmeni, Arapça öğretmeni olabilirler. İlahiyat Fakültelerine girişte meslekî ek puan ve yüzde 50 kontenjan ayırılmalı, Arap Dili Edebiyatı bölümüne girişte meslekî ek puanlarından yararlanabilmelidirler. Din derslerinde Türk-İslam Uygarlığının dünya uygarlığına katkılarına öncelik verilmeli, din dersleri özellikle erdemli, paylaşmacı insan yetiştirmeye hizmet etmelidir.

Fen Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi gibi seçkin liselerin sayısı azaltılmalı, kontenjanları her ilde okuyan toplam 8. sınıf öğrencisinin yüzde 10’una denk düşmelidir. Fen Bilgisi, Matematik dersi ortalaması ve genel ortalaması 85 olan öğrenciler Fen Liselerine başvurabilmeli; Türkçe, sosyal bilgiler dersi ortalaması ve genel ortalaması 85 olan öğrenciler Sosyal Bilimler Liselerine başvurabilmelidir. Fen Liseleri, Sosyal Bilimler Liseleri, Sağlık Meslek Liseleri, Teknik Lise ve programlar temel eğitim ağırlıklı not ortalaması ve alan dersi ağırlıklı not ortalamalarının yanında kendi yazılı/sözlü bilim sınavlarını yaparak öğrenci seçebilirler.

Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri için Güzel Sanatlar ve Spor Eğitimi Genel Müdürlüğü kurulmalıdır. Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri bölümüne göre resim, müzik, spor derslerinin not ortalamasına ve özel yetenek sınavına dayalı olarak öğrenci almalı, spor liseleri Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokuluna; Güzel Sanatlar Lisesi ise Konservatuvar ile resim ve müzik öğretmenliklerine öğrenci yetiştirmelidir.

4.15. Ortaöğretim Temel Eğitime Dayandırılmalı
Millî Eğitim Bakanlığının 2023 Eğitim Vizyonu ile ortaya koyduğu meslekî eğitim hedefleri, meslekî eğitimin önemini saptamakta ve doğru çözümler getirmektedir. Ancak bu hedeflere üretim seferberliği, kamucu bir anlayış ve planlama olmadan ulaşılamaz. Bu nedenle belirlenen hedefler, Hükümet Programı haline getirilmelidir. 2023 Eğitim Vizyonu’yla uyumlu olarak Üretim Ekonomisi inşa edilmeli, merkezî planlama hayata geçirilmelidir. MEB’nin, istihdam-üretim-eğitim ilişkisini kurma hedefi, hükümetin yatırım, istihdam ve üretime yönelik siyasetleriyle hayata geçirilmelidir.
MEB, orta vadede temel eğitimde yöneltme sistemini hayata geçirmeli, ortaokulda meslekî zorunlu ve seçmeli dersler yer almalı, okullar buna uygun imkânlara kavuşturulmalı, merkezî sınavlar kaldırmalıdır. Üretim ekonomisinin inşası bu modelin kurulmasına elverişli bir zemin oluşturacaktır. Çünkü mevcut durumda iş bulmak için yükseköğretime aşırı talep eleyici sınavları ortaya çıkarmaktadır. Üretim Ekonomisi temelinde meslekî eğitim yoluyla istihdam olanağının sağlandığı kitleler tarafından görüldükçe eğilim değişecek, öğrenciler ilgi ve yeteneklerine göre yöneltilebilecektir. İlgi ve yeteneklerin belirlenmesi için temel derslerin dışında 7 ve 8. sınıflarda meslekî eğitime yönelik seçmeli derslere yer verilmeli, temel eğitim kurumları öğrencilerin ilgi ve yeteneklerini keşfedebilecekleri imkânlara ve öğretim programlarına kavuşturulmalıdır. Öğrenciler ilgi ve yeteneklerine uygun dersleri seçebilmelidir. Temel eğitimden ortaöğretime geçiş, öğrencilerin ilgi ve yeteneklerine göre seçtikleri derslere ve bu derslerdeki başarılarına göre kurgulanmalı, eleyici/seçici sınavlar ortadan kaldırılmalıdır. Mevcut durumda bile merkezî sınavlara ihtiyaç duyulmadan kademeler arası geçiş kurgulanabilir. Önümüzdeki süreçte üretim ekonomisi temelinde yöneltme ve meslekî eğitim, en fazla yoğunlaşılması gereken mesele olarak gündemdedir.

5. ÖĞRETMENLERİN YETİŞTİRİLMESİ VE MESLEKÎ GELİŞİMİ İLE İLGİLİ ÖNERİLER

5.1. Nitelikli ve Erdemli Öğretmen
Türkiye’nin öğretmen ihtiyacı ve öğretmen niteliklerinin belirlenmesine yönelik merkezî planlama yapılmalıdır. Millî kimliğimizin pekişmesinde, Üretim Devrimi sürecinde eğitim ve öğretmenler vazgeçilmez unsurlardır. Öğretmenlerin niteliği, eğitimin niteliği hakkında fikir vermektedir. Bu nedenle öğretmenlerin niteliği, saygınlığı, meslekî gelişimi millî eğitimimiz için hayatî önemdedir. Bugün ihtiyaç planlaması yapılmadığı için ataması yapılmayan öğretmenler gerçeği ile karşı karşıyayız. Bu durum öğretmenlerin meslekî saygınlığına gölge düşürmektedir.
Öğretmenlerin başta gelen niteliği vatanseverlik, vatana ve Cumhuriyet’e bağlılık olmalıdır. Bunun yanında kişiliği ve ahlâkî faziletleriyle örnek; liderlik, sorun çözme, iletişim, ikna kabiliyeti, sanatsal ve sportif yetilere sahip olmalıdır.

5.2. Öğretmen Liseleri Yeniden Açılmalı
Öğretmen Liseleri yeniden açılmalı; öğrenci seçimi, öğretmen niteliğini ölçecek biçimde özel yetenek sınavlarıyla ve bilimsel bir kurul tarafından gerçekleştirilmelidir.

5.3. Eğitim Enstitüsü Geleneği Canlandırılmalı
Öğretmen Liseleri ve Eğitim Fakülteleri eski Eğitim Enstitüsü geleneğine dayanmalı, eski Eğitim Enstitülerinin bulunduğu illerde yatılı olarak kurulmalıdır.

5.4. Öğretmen Lisesi Öğrencilerine Staj Olanağı
Öğretmen Lisesi öğrencileri 2. sınıftan itibaren haftada 15 saat ilkokul ve ortaokullarda stajyerlik yapmalıdır.

5.5. Eğitim Fakültelerinin Öğrenci Kaynağı
Öğretmen Liselerinden mezun olanlar Eğitim Fakültelerine yerleştirilmeli, Eğitim Fakülteleri Öğretmen Lisesi dışından öğrenci almamalıdır.

5.6. Öğretmen Liseleri ile Eğitim Fakültelerinin İşbirliği
Eğitim Fakülteleri, Öğretmen Liseleri ile iç içe ve iş birliğinde bulunmalıdır.

5.7. Eğitim Fakültelerinde Staj
Eğitim Fakültelerinde iyi bir alan eğitiminin yanında ilk üç yıl haftada 15 saat staj, son sınıfta 30 saat staj yapılmalıdır.

5.8. Eğitim Fakültelerinde Spor ve Sanat
Eğitim Fakültelerinde öğretmen adayları en az bir sanatsal ve spor dalı eğitimi almalıdırlar.

5.9. Öğretmenlere Meslek Güvencesi
Öğretmen istihdamında ücretli, sözleşmeli istihdam modelleri ortadan kaldırılmalı, öğretmenler iş güvencesi endişesi taşımamalıdır. “Öğretmenler niçin meslekî gelişim sağlasın?” sorusuna sistem, arz fazlasına dayanarak ve iş güvencesini tartışmaya açarak yanıt veriyor. Oysa iş güvencesini tartışmaya açan istihdam modelleri, performans sistemi arayışları öğretmenlerin moralini ve şevkini bozar. Bu nedenle çalışmak, üretmek, araştırmak, geliştirmek teşvik edilmeli, olanaklar sağlanmalı, çeşitli yollarla ödüllendirilmelidir.

5.10. Öğretmen Saygınlığına Uygun Ekonomik Koşullar
Öğretmenlerin ekonomik durumları meslekî saygınlıklarına yaraşır biçimde Türkiye’nin ekonomik şartları oranında iyileştirilmelidir.

5.11. Uzman Öğretmenlik Statüsü
Eğitim alanında tezli lisansüstü eğitimini tamamlayan öğretmenlere “uzman öğretmenlik” statüsünün özlük hakları tanınmalıdır. Lisansüstü eğitim için izinlerde kolaylık sağlanmalıdır.

5.12. Liyakati Gözeten Adaletli Atama ve Terfi Sistemi
Millî Eğitim Bakanlığı tarafından öğretmenlerin sisteme güvenini tesis edecek, liyakati ve adaleti esas alan yeni bir atama, terfi ve kariyer sistemi geliştirilmelidir.

KISALTMALAR

AMP: Anadolu Meslek Programı
AOTML: Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi ATP: Anadolu Teknik Programı
DÖSE: Döner Sermaye
LGS: Lise Giriş Sınavı
MEB: Millî Eğitim Bakanlığı
MEM: Meslekî Eğitim Merkezi
MTEK: Millî Eğitim Temel Kanunu
MTAL: Meslekî ve Teknik Anadolu Lisesi MTE: Meslekî Teknik Eğitim
MYO: Meslek Yüksek Okulu
OSB: Organize Sanayi Bölgesi
TOBB: Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği YİBO: Yatılı İlköğretim Bölge Okulu
YKS: Yükseköğretim Kurumları Sınavı

Daha Fazla Göster
Başa dön tuşu
Yandex.Metrica